Henüz 10 yaşında olmasına rağmen birçok projede kamera karşısına geçen Damla Çolak, oyunculuk serüvenini, A.B.İ. dizisindeki Naz Hancıoğlu karakterini, set deneyimlerini ve gelecek hayâllerini anlattı.
RÖPORTAJ: NURÇİN ENGİN
Seni ilk kez tanıyacak okurlarımız için Damla Çolak kendini nasıl anlatır?
Merhaba, ben Damla Çolak. Rizeliyim. Kasım ayında 10 yaşına gireceğim. 5. sınıfa geçtim. Dört yaşında babamı kaybettim. Annem, ablam, abim ve kedim Wix ile yaşıyorum. Annem en büyük destekçim. Aslında duygusal bir tarafım da var ama beni tanıyan herkes ne kadar enerjik olduğumu bilir. Birçok projede yer aldım. İki katalog çekimi, dört reklam, beş dizi, bir seslendirme çalışması ve bir sinema filmim var. Şu anda da A.B.İ. dizisinde Naz Hancıoğlu karakterini canlandırıyorum.

Oyunculuk hayatına nasıl girdi? İlk kamera deneyimini hatırlıyor musun?
Oyunculuk hayatıma, öğretmenlerimin yeteneğimi keşfetmesi ve beni ajansa kaydolmaya yönlendirmesiyle başladım. İlk kamera deneyimim U.S.P.A. Polo için gerçekleştirdiğim fotoğraf çekimiydi.
Bir karakteri canlandırırken seni en çok heyecanlandıran şey ne oluyor?
Yeni bir karaktere bürünürken o karakterin bana neler yaşatacağını ve neler öğreteceğini düşünmek beni çok heyecanlandırıyor.
A.B.İ. dizisindeki karakterinle tanıştığında ilk hissettiğin duygu neydi?
Naz karakterini ilk okuduğumda, Kenan İmirzalıoğlu ve Afra Saraçoğlu’nun da projede yer aldığını öğrenince çok heyecanlanmıştım. İkisi de benim için çok büyük oyuncular. Özellikle ilk düğün sahnesinde Kenan İmirzalıoğlu ile amca-yeğen olarak birlikte rol almak çok güzeldi. Kamera arkasında sohbet ederken bile çok heyecanlıydım. Sonra alıştım. Naz, bence o gergin aileyi sakinleştiren tek kişi. Setteki herkesi çok seviyorum.
Sette seni en çok geliştiren kişi ya da deneyim hangisi oldu?
Aslında Mutluyuz Mu filminde çok şey öğrendim. Tüm oyuncuların ve yönetmenimin desteği benim için çok kıymetliydi.
Çekimler sırasında unutamadığın, bugün hâlâ gülümseyerek hatırladığın bir anını paylaşır mısın?
Var tabii. Yasemin Sakallıoğlu ve İbrahim Büyükak’la set aralarında bol bol kahkaha attık. Ayrıca havaalanı sahnesinde polislere “Please help me” diye seslendiğim sırada, oradan geçen bir yolcu gerçekten yardıma ihtiyacım olduğunu düşünüp sete müdâhale etmişti. Bu ânı hiç unutmuyorum.
Yoğun çekim temposunda okul, arkadaşların ve günlük hayatın arasında nasıl bir denge kuruyorsun?
Önceliğim her zaman ödevlerimi yapmak. Okul, arkadaşlarım ve set hayatımı dengede tutmaya çalışırken öğretmenlerimin, arkadaşlarımın ve annemin desteğini alıyorum. Hepsine teşekkür ederim.
Kamera kapandığında Damla Çolak neler yapmaktan hoşlanır?
Kamera kapandığında dans eder, şarkı söyler ve oyun oynarım. En sevdiğim şeylerden biri de Lego yapmaktır.
Kitaplar, filmler ya da seni etkileyen sanat dalları arasında vazgeçilmezlerin var mı?
Kitap okumayı, resim yapmayı ve yüzmeyi seviyorum. Ata binmeyi öğrenmek de en büyük hayâllerimden biri.
Bir gün hayâlindeki karakteri canlandırma fırsatı gelse nasıl bir hikâyenin içinde yer almak isterdin?
Hikâyenin nasıl olacağını tam olarak bilmiyorum ama seyirciye güzel duygular yaşatan, anlamlı mesajlar veren ve ödül alabilecek bir filmde rol almak isterim. Bir de Manifest grubuyla şarkı söylemek istiyorum.
Gelecekte kendini oyunculuğun dışında hangi alanlarda geliştirmeyi hayâl ediyorsun?
Oyunculuk benim en mutlu olduğum yer. Kendimi tiyatro ve yabancı dil alanlarında geliştirmek isterim. Bence oyunculuğun temeli tiyatrodur. Demet Evgar’ın hayranıyım. Onunla Bahar dizisinde birlikte rol almayı çok isterdim. Kısmetse bir gün karşılaşırız.
Okurlarımıza ve seni takip eden herkese bırakmak istediğin bir mesaj var mı?
İnsanlar empati yapmayı öğrensin ve birbirlerine saygılı olsun. Hayvanları sevsinler, savaşmasınlar.










Paylaşım




